Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Akfen Holding'in halka arzında yurtdışı piyasalardaki olumsuzluk nedeniyle talebin tabandan geldiğini belirterek, bu yüzden halka arzda oranı düşürme kararı aldıklarını açıkladı.Daha önceki yapılan açıklamalara göre; Akfen Holding'in halka arzına aracılık eden konsorsiyuma İş Yatırım liderlik etti ve konsorsiyum 30 aracı kurumdan oluştu. Geçtiğimiz hafta 5-6-7 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen halka arz talep toplama işlemindeki konsorsiyumda Finans Yatırım Menkul Değerler ve Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler de eş liderler olarak yer almıştı. Halka arzda fiyat aralığı 1 adet pay başına 12.5-17.5 lira olarak tespit edilmişti.

Buna göre Akfen Holding halka arzında daha önce açıklanan sermayesinin yüzde 29.2'sine denk gelen 38.8 milyon lira nominal değerli payların halka arzı yerine, çıkarılmış sermayesinin yüzde 7'sine denk gelen toplam 8 milyon nominal değerli payları halka arz edecek.
AKSA'DA SÜREÇ ETKİLENMEZ
Akfen'in arzındaki gelişmeden sonra Reuters'in sorusu üzerine Kazancı Holding Başkan Yardımcısı Mehmet Kazancı, Akfen Holding'in halka arz sürecinde yaşanan gelişmelerin Aksa Enerji'nin sürecini etkilemeyeceğini söyledi.

Kazancı, bir tarafta bir holding, diğer tarafta ise bir enerji şirketinin halka arzının söz konusu olduğunu ifade ederek, "Biz ürünümüzün değerine güveniyoruz. İkisi çok farlı alanlarda faaliyet gösteren iki şirket. Burada yaşananların bizi olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum. 13-14 Mayıs'ta, herşeyi planladığımız gibi yolumuza devam edeceğiz" dedi.

*ntvmsnbc.com kaynaklı haber.

Maskin ,Yunanistan ve benzeri krizlerin Avrupa'da görülme riskinin ciddiye alınması gerektiğini belirtti.Maskin şunları söyledi: "Yunanistan'ın tek başına dünya ekonomisi için bir tehdit oluşturması için çok küçük. Ancak, Yunanistan'da yaşanan sorunların başka ülkelere yayılmasını engelleyen bir mekanizma yok. Krizin İspanya, Portekiz, İtalya, İrlanda gibi ülkelere yayılması gerçek bir olasılık. Bunu engelleyecek bir mekanizma şuanda mevcut değil.Eğer bu gerçekleşirse, krizde ikinci dip tetiklenmiş olur. Avrupa'nın bu riski bertaraf etmesi için yapması gereken ekonomik reformlar belli: Para politikasıyla ilgili yıllar önce attığı adımı mali tarafta da atmalı, yani mali politika merkezileştirilmeli."

Euro'nun geleceğinin belirsiz olduğunu kaydeden Maskin şunları söyledi: "Avrupa'da merkezi mali otorite kurulmalı. Kağıt üzerindeki mali kriterlerin uygulanmaması halinde Avrupa'da ciddi bir yaptırımdan söz edemiyoruz. Bu durum değişmeli. Ayrıca, bu tip krizler ülkeleri vurmadan önce devreye girecek bir kurtarma mekanizması oluşturulmalı. Bu adımlar atılmazsa, Euro'nun uzun vadeli geleceği belirsiz diyebiliriz..Ekonomi açısından sorunun çözümü belli. Bu çözümleri hayata geçirmek ise politikacılara kalmış."

Maskin, hafta sonu ABD Başkanı Barack Obama'nın "abd ekonomisi güçlendikçe, dolar da güçlenir" demesinin ise politik açıdan anlamlı olsa da, ekonomi açısından uygulanabilir bulmadığını söyledi. Maskin, "Politikacılar güçlü dolar taraftarı yorumlar yapma ihtiyacı duyuyor. Ancak ABD, Avrupa, ve dünya ekonomisi açısından güçlü dolar faydalı olmaz. ABD dış ticaret açığı verdikçe, güçlü dolar politikası uygulamak anlamsız olur" dedi.

kaynak:ntvmsnbc.com

Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

Blogger Template by Blogcrowds